Yüz Germe


Yüz, tüm diğer organlar gibi yıllara bağlı olarak yaşlanır. Genellikle 40 yaşlarında başlayan derin olmayan kırışıklıklar ve sarkmalar, 50 yaşından sonra daha derin kırışıklıklara ve yüz dokusunda hacim kaybına döner. Bu durum yüzdeki ifadenin değişmesine sebep olur. Genetik ve zaman faktörlerinin yanı sıra yer çekimi, sigara, stres, beslenme ve uyku düzeni gibi dış faktörler bu belirtileri dikkat çekici hale getirir. Kaşlarda düşme, üst ve alt göz kapaklarında torbalanma, elmacık kemiklerinin üzerindeki yağ dokusunun azalarak yanaklarda aşağıya sarkma görüntüsü ve boyun bölgesindeki bölgesel yağlanmalar, kırışmalar ve sarkmalar dikkat çekici hale gelir.

Zannedilenin aksine yıllar içerisinde oluşan bu belirtilerin sebebi cilt sarkması ve yağ dokusundaki azalmalar değil, yüzü yerinde tutan iki tane arkın yani elmacık kemiği arkının ve çene kemiği arkının küçülerek geriye doğru gitmesidir. Bunun sonucunda deri aşağıya doğru sarkar.

Yüz estetiği, yani yüzdeki bu sorunların giderilmesi için kullanılan yöntemler, kişinin yaşına ve yüzünün durumuna göre farklılık gösterir. Örneğin, hasta 40-50 yaşları arasında ise, aşırı yüz sarkması ve gevşeme bulunmuyorsa; herhangi bir kesi gerektirmeyen, iğne deliklerinden girilerek gerçekleştirildiği için hiçbir iz bırakmayan Mikro-Lift yöntemi tercih edilir. Eğer hasta 50 yaş üzerinde ve cildindeki sarkma ve gevşeme miktarı fazla ise, minimal kesiler kullanılarak yapılan ve izleri saç içi ve kulak arkasında gizlenen Mini-Lift yöntemi tercih edilir.